Kitabın Künyesi
Yazarı : Alfred Adler
Yayın Evi :
Olipmos Yayınları
Sayfa Sayısı : 293
Basım Yılı : Mayıs 2022
Çeviren: Fadime
Erkek
Geçmiş yaşantılara
dair sorulmayan soruları sorarak hayatlarımızdaki sorunların olası çözümlerini
buldurmayı amaçlayan ve daha iyi bir yaşama ulaşmak için faydalı bir rehber
olan bu eser kendisi bir psikiyatrist ve bireysel psikoloji kuramının kurucusu olan Alfred Adler tarafından kaleme alınmış olup Fadime Erkek
tarafından çevrilmiştir.
“İnsanlar anlamlar
dünyasında yaşarlar.”
“Gerçekliği her
zaman ona yüklediğimiz anlam yoluyla, kendisini değil, yorumlanmış bir şey
olarak deneyimleriz.”
Alfred Adler, insanların hayatlarına ve onları etkileyen olay ve olgulara nasıl anlamlar yükledikleri, bu olayların, onların
hayatlarına nasıl etki ettiğini, insanların yaşadıkları durum ve olaylara nasıl tepki verdiklerini, toplumu
nasıl etkilediklerini ve insanların
sonunda nasıl bireylere dönüştükleri veya dönüşemedikleri kendi deneyimleri ve bilimsel çalışmaları ışığında on iki alt başlık altında anlatmaya çalışmaktadır.
Bu kitabı uzun uzadıya inceleyip, teferruatlı
bir inceleme yazısı yazmak isterdim ancak hoş görülsün ki bu
uzmanlık isteyen bir durum. Bu yüzden kitabın çok kısa bir özetini yazdım eksik
kalan kısımlar olmuştur.
Adler insanların yaşadığı
problemlerin temelinde çocukluk
döneminde "işbirliğini" öğrenemeden sonraki evrelere geçmesinin yattığını
belirtir. İnsanların bunu keşfedebildiklerinde iyileşebileceklerini vurgular. Bu
aşamada ebeveynlik, özellikle çocuk ve dış dünya arasında köprü görevi gören
anne ve annelik kavramının öneminin üstünde durur.
Kitabı dil ve anlatım açısından
incelediğimizde yazarın oldukça sade ve gündelik bir dil kullandığını söylemeliyim. Bu kitap, insanların
kendilerini ve diğerlerini daha iyi tanımlarını, anlamalarını sağlamayı
amaçlamıştır. Böylece bireye dönüşme yolunda kişilerin deneyimleyebilecekleri olası problemlerin altında yatan
sebepleri keşfetmelerini sağlamayı ve faydalı/uygun çözümler bulmalarını amaç eder. Böylece, bireyler hayatlarını daha
olumlu şekillendirebilirler.
Çok Kısa Özet
Alfred
Adler birinci bölümde bireyin hayatını
olaylara ve nesnelere yüklediği
anlamlarla yaşadığını belirtir. Bu
bireysel psikoloji açısından önemlidir. İnsanlar varlıklara ve olaylara yükledikleri anlam
kadar değer verirler, onu sever , ister, veya tepki verir. Aynı problemlere
farklı tepkiler verdiğinden bahsedilir.
Bir sonraki bölümde kişinin yaşamında akıl ve beden ilişkisi üstünde durmaktadır.
Üçüncü bölümde insanların eylemleri ve
tutumları altında yatan sebepleri aşağılık ve üstünlük kompleksi alt başlığında
inceler. Burada üstünlük komplesinin dahi altında yatan sebeplerin pek çoğunda
aşağılık kompleksi olduğunu deneyimlerinden örnekler vererek aktarır.
“Bütün ruhsal
ifadeler içerinde en açıklayıcı olanları bireyin anılarıdır.”
Bireysel
psikolojide önemli unsurlardan birinin
kişinin ilk anıları olduğunu vurgular. İlk anılar kişinin yaşam bakışını
somutlaştırması olduğu ve bunun kişinin diğer ifade ve tutumlarıyla karşılaştırması
gerektiğini vurgular.
“Uyurken bile
dışımızdaki dünyayla iletişimimiz devam ettiririz.” Sonraki bölümde rüyaların
kişinin karakterini, tutumlarını, eylemlerini açıklamada önemini vurgular. Rüyanın anlamını keşfetmekten ziyada amacını
anlamaya çalışmak gerektiğini ve bireysel psikolojinin bunu amaçladığını
belirtir.
Kişinin
gelişimi üzerinde ailenin etkisini,
özellikle annenin etkisini “Ailenin
Etkisi “ başlığında açıklar. Bu kısım kanımca gerçekten hayatidir ve bunu
deneyimleriyle oldukça net bir şekilde ifade eder. Anne dış dünya ile ilgili
bebeğin ilk bağı ve köprüsüdür. Babayla
veya diğer dış kaynakları tanıma olanağını anne sağlar veya engeller. Annenin
çocuğa karşı tavrı onun ilerideki karakteri üstündeki etkilerini vurgular.
Okulda
öğretmen ve diğer paydaşların çocukla ilişkisini ve öğretmenin ailenin çocukla
ilgili yaptığı hataları düzeltme görevi üstünde dururken ergenlik
döneminde çocuğun yaşadığı bu sürecin öyle
muhteşem ve çocuğu baştan yaratan bir süreç olmadığı aslında çocuğun hazır olması veya olmaması yani çocukluk dönemiyle
alakalı olduğunu belirtip, bu dönemde özellikle şımartılmış veya yoksun
bırakılmış çocukların problem yaşadığını aktarır.
Sonraki bölümde bireysel psikoloji kuramına uygun olarak suçlu psikolojisinin altında yatan nedenleri irdeler ve en başa döner ilk çocukluk dönemine dayandığını belirtilir. Bu dönemde olumlu işbirliğini öğrenememiş şımartılmış veya yoksun bırakılmış çocuklar arasından suçluların çıktığını vurgular. Meslek , aşk ve evlilik ve diğer insan ilişkilerinde de incelendiği diğer başlıklarda yaşanan sıkıntı ve problemlerin altında yatan olası sebepler ve tedavileri çözümlerinden bahseder.
Sıkılmadan
okuyacağınız bir kitap, keyifli okumalar.